16/12/2009 · Kategori: Futbol
Brezilya'nın Corinthians Kulübü, Fenerbahçe'den Roberto Carlos'u Transfer Ettiğini Resmen Duyurdu.

Brezilya'nın Corinthians kulübü, Fenerbahçe'den sezon ortasında ayrılacak Roberto Carlos'u transfer ettiğini resmen duyurdu.
Corinthians'ın resmi internet sitesinden ''Hoşgeldin büyük yetenek'' başlığı altında yapılan açıklamada, Carlos'un Fenerbahçe'deki son maçını 23 Aralık'ta oynayacağı ve 4 Ocak tarihinde Sao Jorje Parkı'nda basına tanıtılacağı bildirildi. Carlos'un Corinthians'ta ''6'' numaralı formayı giyeceği de belirtildi.
|
<_script /><_script />
<_script />
<_script />
|
Açıklamada, Roberto Carlos'un Real Madrid'e gitmek istediğine de atıfta bulunularak, 36 yaşındaki futbolcunun ağzından ''Real Madrid'de çok güzel anılarım var ama şu an benim için en iyisi Brezilya'da olmak. Corinthians'ta oynamak kariyerimi güzel bir şekilde tamamlamamı sağlayacak'' ifadeleri kullanıldı.
Buna rağmen İspanya'nın Marca gazetesi Roberto Carlos'u bugün de manşetine çıkartırken, Brezilyalı futbolcunun ara transferde gelmesi için yaptıkları ankette 100 bin Real Madridli taraftarın olumlu oy kullandığını yazdı. Marca, sakatlanan Pepe'nin yerine Real Madrid'in alabileceği en uygun ismin Roberto Carlos olduğunu savunuyor.
36 yaşındaki Roberto Carlos, futbolcu olarak kariyerine 1990 yılında Union San Joao-SP'de başlarken, daha sonra Atletico-MG ve Palmeiras takımlarında oynadı ve Avrupa'ya gitti. İtalya'nın FC İnter (1995-96) takımında 1 sezon oynayıp İspanya'nın Real Madrid (1996-2007) takıma gelen ve 11 yıl burada forma giyen Carlos, son olarak Fenerbahçe'de oynadı ve kariyerini sona erdirmek için Corinthians'ı seçti. (Anadolu Ajansı)
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
16/12/2009 · Kategori: Futbol
UEFA Avrupa Ligi H Grubu son maçında FC Sheriff takımıyla karşılaşacak olan Fenerbahçe, hazırlıklarını tamamladı.
Can Bartu Kamp Merkezi'nde teknik direktör Chrispoh Daum yönetiminde gerçekleştirilen antrenman, Roland Koch'un yaptığı motivasyon konuşmasıyla başladı. İlk 15 dakikası basına açık olarak gerçekleştirilen idmanda futbolcular düz koşunun ardından ısınma hareketleri yaptı. Antrenmana sakatlıkları süren Kazım, Önder ve Deivid katılmazken, Emre Belözoğlu ise bireysel oyuncu antrenörü Dolu Aslan ile birlikte takımdan ayrı düz koşulara devam etti.
Bu arada Fenerbahçe'nin İspanyol golcüsü Güiza başına geçirdiği kar maskesiyle dikkatleri çekerken, devre arasında takımdan ayrılacağı kesinleşen Roberto Carlos'un mevkisinde görev yapması beklenen Andre Santos'la koşması gözlerden kaçmadı. alıntı
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
16/12/2009 · Kategori: Saglik

-Kuşburnu, doğal C vitamini içeren kaynaklardan biridir.
-Solunum yolu enfeksiyonları ve soğuk algınlığına karşı bedenin savunma sistemini güçlendirir.
-Mevsimlerin geçiş dönemlerinde iyi bir koruyucudur.
-Kuşburnunun içinde B1, B2, K, P vitaminleri, protein, mineraller, potasyum, sodyum, kalsiyum, magnezyum, fosfor ve meyve asitleri vardır.
-Enfeksiyonlara ve soğuk algınlığına karşı vücudun savunma sistemini güçlendirir.
-Kronik yorgunluğa karşı da kullanılır.
-Safra kesesi, böbrek ve mesane rahatsızlıklarında rahatlamayı sağlar.
-Yara iyileştirici ve kan temizleyici özelliği vardır.
-Enerji ve büyüme kapasitesi üzerinde olumlu etki gösterir. Vücudu yaşlanmanın, sigara ve alkolün etkilerinden korur. Aynı zamanda tansiyonu düzenler.
KULLANIM ALANI:____________________________
Enfeksiyonlara ve soğuk algınlığına karşı, bedenin savunma sistemini güçlendirir. Kabızlık ve hafif safra kesesi, böbrek ve mesane rahatsızlıklarına karşı başarılıdır. Ayrıca kuşburnunun, böbrek üstü bezlerini çok olumlu etkileyerek önemli hormonların üretimine destek sağladığı da bilimsel alanda kanıtlanmıştır.
KULLANIŞ BİÇİMİ:__________________________
Bir tatlı kaşığı ince kıyılmış kuşburnu kabuğu, orta boy 1 su bardağı soğuk suya eklenir, hafif ısıda kaynama derecesine kadar ısıtılır, 10 dakika kaynatılır ve süzülür. Veya aynı miktar, kaynar derecede sıcak suyla haşlanır, 10-15 dakika demlendirildikten sonra süzülür. Günde 2-3 bardak kuşburnu çayı yeterlidir
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
16/12/2009 · Kategori: Saglik

Maden Suyu, içerdiği tüm mineraller ve karbondioksit gazı ile birlikte yeraltındaki çatlaklardan yol bularak yeryüzüne çıkar ve tamamen “doğaldır”. Soda ise su ve sudan yapılan içeceklere üretim esnasında karbondioksit gazı basılmasıyla elde edilen ve tamamen “yapay” olan bir içecektir.*Maden suyu “asitli” midir?Halk arasında “asitli” denilen içeceklerde aslında kastedilen, içeceğin içindeki “karbondioksit” gazıdır. Karbondioksit gazı dilimiz ile temas ettiğinde geçici olarak tat algılayıcılarını uyuşturduğu için içimi kolaylaştırmaktadır. Gazlı içecek üretiminde çok özel proseslerle üretilen ve % 99,99 saflıkta gıda üretimi için özel karbondioksit gazı kullanılır.*Günde ne kadar maden suyu tüketebiliriz ?Doğal suların içerdiği zengin mineraller vücudumuzda vitaminlerin fonksiyonlarına yardımcı olurlar. İçerdiği zengin kalsiyum ve florür gibi mineraller nedeniyle özellikle çocuklar, bayanlar ve yaşlıların daha fazla maden suyu içmeleri gerekir. Uzmanlar günde en az 2 litre civarında su ve maden suyu gibi “yararlı sıvı” tüketilmesini öneriyor.*Çocukların maden suyu içmesi zararlı mıdır?Maden suyunun bilinen hiçbir zararı olmayıp, aksine vücudumuza sayısız yararları vardır. Büyüme çağındaki çocuklar kalsiyum, demir, çinko, florür gibi minerallere yetişkinlerden daha fazla ihtiyaç duyarlar. Bu ihtiyacı karşılamanın en iyi yolu bolca süt ve doğal suları tüketmeleridir. Maden suyunun içerdiği kalsiyum kemik yapısının, florür ise ağız ve diş sağlığının gelişmesi için son derece yararlıdır.*Hamilelikte maden suyu içilir mi?Hamilelik, beslenmeye özellikle dikkat edilmesi gereken bir dönem. İnsan vücudu bebeği besleyebilmek ve gelişmesini sağlamak için normalden daha fazla gıda, sıvı, mineraller ve vitaminlere ihtiyaç duyar. Bu katkıyı doğal yoldan sağlayabilmek için, hamilelikte düzenli olarak maden suyu tüketimi tavsiye edilir.*Maden suyu cilde yararlı mıdır ?Maden suyu içerdiği zengin mineraller vücudumuzun birçok bölgesine olduğu gibi cilt için de yararlıdır. Hatta piyasada sprey şişelerine doldurulmuş ve yüze püskürtülerek kullanılan maden suları satılır.*Maden suyu böbrek taşı yapar mı?Böbrek taşlarının oluşumunda ana neden, yetersiz miktarda sıvı tüketimidir. Başka bir deyişle, yaşamı boyunca yeterli ve düzenli miktarlarda su ve maden suyu tüketmeyen insanlarda böbrek taşı oluşumu hızla meydana gelir. Bu duruma gelmiş ve böbreklerinde taş oluşmuş insanların maden suyu tüketmeleri tavsiye edilmez ancak esas olan, düzenli ve yeterli miktarlarda su ve maden suyu tüketerek vücudumuzu bu gibi etkenlerden korumaktır.*Avrupa’da ve Türkiye’de kişi başına yıllık maden suyu tüketimi ne kadar?Avrupa’da kişi başına yılda 150 litre maden suyu tüketirken bu oran Türkiye’de 3 litrenin altında. Ülkemiz aslında Avrupa’nın doğal mineralli sular açısından en zengin coğrafyasına sahip ancak, yıllık 65 milyon litre olan bu kaynağın sadece yüzde biri şişeleniyor, yüzde doksandokuzu boşa akıyor. Süt ve süt ürünleri tüketiminde de Avrupa ile aramızda benzer oranlar olduğu için, neticede ulusal beslenme kültürü ile bağlantılı ilginç tablolar ortaya çıkıyor. Örneğin bu beslenme kültürü sayesinde Avrupalı kemik erimesi gibi hastalıkları nadiren duyarken Türkiye’de belirli yaş ve cinsiyet gruplarında kemik erimesi oranları % 30’larda yaşanıyor. Bunun en önemli nedeni, yaşam boyunca düzenli olarak tüketilen süt ve doğal suların miktarlarındaki, bu yol ile alınan doğal kalsiyum takviyesindeki büyük farklılık.*Maden suyu son kullanma tarihinden sonra bozulur mu?Maden suyu kapağı açılmaz ise kesinlikle bozulmaz. Ürünlere son kullanma tarihi konulmasının tek nedeni, dolumdan sonra belirli bir süre geçtiği zaman sadece kapak ve ambalajdan dışarıya karbondioksit gazı kaçması ve azalmasıdır.*Düzenli maden suyu tüketimi ile bazı hastalıklar arasında bağlantı var mıdır?Maden suyunda zengin olarak bulunan minerallerden magnezyum, hücre içerisinde potasyumdan sonra en yoğun olarak bulunan katyondur. Hücre zarı, hücre içi ve hücre çekirdeğindeki birçok biyolojik olaylarda etkilidir ve kas ile sinirlerdeki elektrik uyarılarının iletilmesini sağlar. Kalp ve damar hastalıkları ile çok ilgisi vardır. Enfarktüs geçiren insanlarda magnezyum düşüklüğü saptanmıştır. Damar sertliğine yol açan damarlardaki yağ ve kalsiyum birikmesi de magnezyum eksikliğinden oluşur.*Sodyum vücut sıvılarında en fazla bulunan elementtir ve sıvı dağılımı ile sıvıdengesinin düzenlenmesini sağlar. Ayrıca asit-baz dengesi ve sinir uyarılarının taşınması en önemli görevlerindendir.*Kalsiyum vücudumuzda en fazla bulunan elementtir. Kemik yapısının yanı sıra kas kasılmalarının düzenlenmesine, sinir uyarılarının taşınmasına, hücre zarlarında iyon değişimine, hormonların, sindirim enzimlerinin ve nörotransmitterlerin salgılanmasına yardımcı olur. Yaşla ilgili kemik kayıplarını ve kırılmalarını önler. Kalsiyum sadece süt ve doğal sularda bulunur. İçerisinde kalori ve kolesterol olmadığı için maden suyu, kalsiyum açısından süte en iyi alternatif olmaktadır.*Bikarbonatlar, magnezyum, sitratlar, sodyum, flor ve kalsiyum maden suyunda bulunan doğal dengeleri ile, ürolojik hastalıkların seyri ve özellikle ameliyat sonrasında çok etkendir. Böbrek taşlarının tekrarlamasını önlemenin en kolay, en pratik ve doğal yolu bu sıvıları bolca tüketmektir.*Bikarbonatlı sular alkali yapıları sayesinde mide asiditesini nötralize eder ve bu özelliği nedeni ile peptik ülser hastalığının tedavisinde önemli rol oynarlar. Yine fonksiyonel mide ve bağırsak hastalıklarında semptomları azaltıcı etkileri vardır.Kalsiyum ve magnezyum içeren sular bağırsak molaritesini azaltarak stress sonucu gelişen ishal gibi şikayetleri önlemede etkili olurlar. Sülfatlı sular safra salgılarını ve akımlarını arttırır.*Kalsiyum zengini doğal mineralli sular, menapoz döneminde kadınlarda ve ileri yaşlarda erkeklerde kemik erimesinin önlenmesi ve tedavisinde yeterli kalsiyum desteği sağlanmasında önemli bir seçenektir
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
18/11/2009 · Kategori: Saglik

Bağımlılık - Nikotin maddesinin bağımlılık yapıcı özelliği eroine çok benzer.
Sırt ve Bel Ağrısı -Sigara içmek, belle ilgili hastalıkların tedavisini engelleyen faktörlerden biridir. Bunun yanında normal insanlarda da zaman zaman şiddetli sırt ve bel ağrılarına yol açabilir. Bunun nedeni, sigara içen kişilerde vücudun, omurilikteki disklere çok zayıf miktarda oksijen göndermesidir.
İlaca Karşı Bağışıklık- Sigara içenler belli bir ilacın etkili olması için çok daha büyük dozlarda o ilacı kullanmak zorunda kalır.
Kısırlık - Çiftlerden sadece birinin sigara içmesi çocuk olmaması riskini 3 kat artrır.
Menopoz - Sigara içen kadınlarda beklenenden 5-10 yıl daha erken menopoz görülür. Bu da kemiklerin erkenden incelmesine ve de erimesine neden olur.
Erken Yaşlanma- Düzenli bir şekilde sigara içilmesi, deri yapısını bozar, kırışıklıklara yol açar. Bunun yanında dişler sararır ve de kararır, tırnaklar sağlıksızlaşır.
İyileşme Zorluğu - Sigara içenlerin yaraları çok daha zor kapanır. Bunun yanında ameliyat sonrası yaralarının iyileşmeme olasılıkları vardır. Diş Kaybı - Sigara içmek diş kayıplarında önemli bir faktördür.
Prostat Kanseri - Sigara içmek prostat kanserinin %40'ından sorumludur.
Göğüs Kanseri - Sigara içen kadınlar içmeyenlere göre %75 daha fazla göğüs kanserine yakalanma riski taşır.
Rahim Kanseri - Sigara içen kadınlar içmeyenlere göre 4 kat daha fazla rahim kanserine yakalanma riski taşır.
Boğaz Kanseri - Boğaz kanseri vakalarının %80'ine sigara yol açar.
Mide Kanseri - Sigara içenlerin mide veya bağırsak kanserine yakalanma riski içmeyenlere göre 2 kat daha fazladır.
Karaciğer Kanseri - Karaciğer kanseri vakalarının % 80'i sigara yüzünden olur.
Gırtlak Kanseri - Günde 25 tane sigara içiyorsanız 30 kat daha fazla gırtlak kanserine yakalanma riski taşırsınız. Bu da ilk başlarda konuşma zorluğu ilerleyen safhalarda tamamen konuşamamaya sebebiyet verir.
Amfizrem - Bu hastalığın yol açtığı ölümlerin %85'i sigara yüzünden olur. (Akciğerlerdeki alveoller zamanla esnekliğini kaybeder. İlerleyen safhalarda, yoğun bir biçimde solunum zorluğu olur ve hasta solunum makinasına bağlanmak zorunda kalır.)
Ağız Kanseri - Ağız kanseri vakalarının tamamına sigara yol açar.
Yemek Borusu Kanseri - Bu kanserden ölenlerin hemen hemen hepsi sigara içtikleri için ölmüşlerdir.
Çocukluk Solunum Problemleri - Annesi ya da babası sigara içen çocuklar 6 kat daha fazla solunum yolu hastalıklarıyla karşılaşma riski taşır. (Soğuk algınlığı, kulak iltihapları, bronşit, bademcik problemleri, astım ve de zatüre ki bazen ölüme bile yol açar)
Kulak Enfeksiyonları -Sigara içenlerin çocuklarının orta kulak enfeksiyonuna yakalanma riskleri vardır.
Erken Doğum ve Bebeğin Hafif Doğması - Günde sadece 5 tane sigara içen hamile bir kadının erken doğum yapması ya da oldukça küçük ve de sağlıksız bir bebek doğurma riski inanılmaz boyutlardadır.
Şeker Hastalığı - Sigara içmek, vücudun insülün salgılama yeteneğini zamanla yok eder. Bu da şeker hastalığına yol açar.
Kalp Hastalıkları - Sigara içenlerin kalp krizine yakalanma riski içmeyenlere göre 4 kat daha fazladır.
Gangren - Akciğerler verimsizleştiği için, vücuda çok az oksijen yayılır. İnsan vücudu, bu çok az miktardaki oksijeni iç organlara dağıtmak zorunda kalır. Bundan dolayı, kalbe en uzak kısımlar olan parmak uçlarından itibaren hücreler süratle zincirleme olarak ölür. Çoğu zaman kollar ya da bacaklar kesilebilir.alıntıdır.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
« Önceki ::